THE BATTLE FOR MIDDLE EARTH 2 - THE RISE OF THE WITCHKING
EFSANEYE KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM. . .
Damardan strateji tutkunlarının başlarda kolay kolay kabullenmediği bir oyundu BFME. Aslında kabullenilmemiş olmasını anlayamamıştım. Sonuçta EA Games önce edebiyat alanında daha sonra beyazperde de var olmuş gerçek bir efsaneyi; son derece özverili bir biçimde, adına yaraşır bir strateji oyununda vücuda getirmişti yeniden. Zamanında Yüzüklerin Efendisi fanatikleri olarak, oyunundan yaklaşık 1 yıl önce internette dolanan oyun tanıtım videosunu ilk gördüğümüz andan itibaren beklentimizi doruğa çıkartmıştık. Nitekim o zamanlar bir başka Yüzüklerin Efendisi strateji oyunu olan; Sierra firmasının piyasaya sürmüş olduğu "War Of the Ring" vardı piyasada. Yüzüklerin Efendisi hayranı olan bizler oyundan tatmin olmamakla kalmayıp Tolkien'ın eserine yaptığı haksızlık yüzünden oyuna lanetler yağdırır olmuştuk. Sonuçta böyle bir efsane, böyle basit bir oyuna sığdırılmamalıydı. Üstelik oyunun detayları da son derece özensiz ve kalitesizdi (Bu noktada Balrog'a haksızlık etmeyelim, çünkü onun üzerinde çalıştıkları belli oluyordu). Sierra'nın amacı neydi tam olarak bilemedik. Boşluk doldurup Yüzüklerin Efendisi adı altında bir oyun piyasaya sürerek hayranları bir süre oyalamak mıydı? Yoksa tamamen göz boyamak için yapılmış düşüncesiz bir hareket miydi? Oyunun tek güzel yanı, kitabı okuyan kesim için sunduğu bir takım sürprizlerdi. Bazıları "hiç yoktan iyidir" diyerek oyuna ilgiyi alakayı eksik etmedi. Taa ki "The Battle For Middle Earth" gibi isminin hakkını veren gerçek strateji oyunu piyasaya çıkana kadar.
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapBizler için beklenen an gelip çatmıştı ve aylardır süren bekleyiş nihayet sona ermişti. Büyük bir sabırsızlıkla oyunu kuran binlerce Orta-Dünya hayranından biriydim. Oyunumuza Moria'nın karanlık ve kasvetli madenlerinde, Yüzük Kardeşliği ile başlıyorduk. . . O zamana kadar görülmemiş grafik kalitesi ve ayrıntılar da cabası. EA Games'in bize sunduğu strateji oyunu, War Of The Ring'in aksine sinema filmlerinin içeriğine göre hazırlanmıştı. Fakat Single Player modundaki büyüsü (özellikle ilk bir kaç saat) harikaydı. Özellikle "ekleme" bölümler olarak adlandırabileceğimiz ; Moria , Amon Hen, Helm's Deep, Minas
Tirith (ki Skirmish ve Multiplayer modlarında pek çok strateji severin hayali Minas Tirith de savaşmaktır. . . ) , -her ne kadar amacını aşsa da- Cirith Ungol, Orthanc , Edoras ve son olarak da Black Gates. . . Oyundaki bu bölümler üzerinde çok çalıştıkları her haliyle kendini belli ediyordu fakat oyun genel anlamda Orta-Dünya haritasının 3. çağ sonundaki haline tamamı ile yayılmıştı. Bu nedenle oyun Evil ve Good Campaign modlarının her ikisindeki toplam süresiyle oldukça uzun bir oyun vaat ediyordu. Fakat burada bir problem vardı. Oyunun diğer görevleri hem çok fazla hem de oldukça tekdüze bir haldeydi. Bu nedenle bazı
strateji severler zamanla oyunun Single Player modundan sıkıldılar. Fakat oyun, karakterlerinin ayrıntıları ve mekan tasvirleri ile tam anlamıyla göze hitap ediyordu. Tabii çoklu oyun seçeneklerindeki esnekliği sayesinde de bu türdeki diğer rakiplerini geride bırakacak kadar cazip bir seçenekti oyun severler için. . .
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapOyunun piyasaya çıkışının üzerinden 6 ay geçtikten sonra EA Games ilginç bir açıklamayla oyunun devamının geleceğini ve kitabın tarihlerine göre 2. çağın sonu ile 3. çağın başlangıcı arasındaki bir dönemde olacağını bunların yanı sıra oyunun hayranlarını mutlu edecek "ayrıntılar" ekleneceğini açıkladı. Zamanla internete sızan görüntülerde, dağ devlerini , cüce ırkını ve hepsinden önemlisi deniz savaşlarını görünce sürprizlerin beklediğimizden de farklı olabileceğini düşündük. Gel zaman git zaman oyun piyasaya çıktı. Bu sefer kitaba sadık bir oyun vardı karşımızda fakat Single Player modu ilk oyuna göre oldukça baştan savmaydı. Rohan ve Gondor takımı tek bir sınıf olan Men adı altında toplanmıştı. Oyuna Cüce, Elf ve Goblin ırklarının yanı sıra yeni karakterler eklenmişti. Böylece oyun daha çok birimlerden ziyade kahramanlara dayalı bir savaş stratejisi halini almıştı. Mekanların kitaptan seçilmesi (ki filmden de Gri limanlar eklenmişti) bizler için hoş bir sürpriz olsa da kronolojinin ve bazı hikayelerin tamamı ile “sallamasyon” olması, ilk oyunun büyüsünün kaybolduğunu gösterdi bizlere. . . Sonuç olarak çoklu oyun konusunda, bıkmadan usanmadan oynanacak; Skirmish ve yeni eklenen strateji modülü olan War Of The Ring sayesinde, Single Player modundaki yere serilişini unutturan bir oyundu TBFME2. Özellikle her ırk mensubundan kendi özel kahramanımızı yaratabiliyor olmamız da oyunun başında durduğumuz süreyi daha da uzun tuttu
GEL ZAMAAAN GİT ZAMAAAAAN
Ea Games ikinci oyunun üzerinden bir süre geçtikten sonra TBFME2 için eklenti paketi hazırlayacaklarını ve bu paketin Angmar Kralı Witchking'in 2. çağ sonundaki savaşlarını konu alacağını belirtti. EA Games sözünde durdu ve hayranları fazla bekletmeden eklenti paketini piyasaya sürdü. Üstelik bir eklenti paketinden beklenmeyecek kadar çok yenilikle!
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapOyunumuz sadece Story modundaki hikayesiyle değil, kahraman sistemi ve her takım için ayrı ayrı eklenmiş kahramanlarıyla da çeşit çeşit yenilik içeriyor. Story modunda Orta Dünya haritasında Angmar'dan başlayarak Witchking'in hükmüne tanık oluyoruz. Diğer kahramanlarımız da Witchking'in sağ kolu olan, dokuzlardan biri Morgomir ve Tepe Trolü Rogash dışında tamamen "bu çağ da olması gereken savaşçı karakter" diyerek eklenmiş ve isimleri de mensup oldukları lisana göre koyulmaya çalışılmış aslen hayal ürünü karakterler. Fakat kahraman çeşitliliği yönünden zengin olsa da kahramanlarımız (özellikle 2. oyunda gücü ve etkisi azaltılan Aragorn ve Gandalf gibi) eskisine oranla biraz daha pasif hale getirilmiş. Fakat oyundaki en güzel yenilik kahraman birimleri için tam bir baş belası haline gelen özel birimler.
Özel birimlere biraz değinmek istiyorum: İlk oyunda ve ikinci oyunda yer alan Isengard takımının Berserker ünitelerini bilirsiniz. Özel birimler; tek başına çıkan berserker biriminin biraz daha güçlendirilmiş hali olarak düşünülebilir. Tabii her birimin de kendine has özellikleri bulunmakta. Örneğin elflerde bulunan Noldorin Okçuları'nın özelliği çok uzaktan çok etkili atışlar yapabilmeleri. İnsanların özel birimi ise; Minas Tirith önünde patlak veren Pelennor Düzlükleri Savaşı'nda Prens Imrahil'in liderlik etmiş olduğu Dol Amroth atlıları. Cücelerde ise; yakın dövüşlerde etkili birer ölüm makinesi haline gelen Zealots birimleri bulunuyor. Isengard'da tıpkı cücelerin zealots birimini andıran Deathbringers ekibi var. Goblinlerde ise Drake Brood bulunmakta. Özel birimler konusundaki en güzel sürpriz Mordor'da karşımıza çıkıyor. Dokuzların 3'ünü kahraman olarak kullandığımız takımda diğer altı atlı nazgulü özel birim olarak kullanabiliyoruz. Tabii özel birimlerimizin bazı istisnai ayrıcalıkları da yok değil. Öncelikle bazı kahramanlardan çok daha pahalı edinebiliyoruz kendilerinizi ve sadece belli sayıda özel birim çıkartabiliyoruz. Mantığa uygun olması açısından cücelerde maksimum 3 adet zealot çıkarabiliyor olmamıza rağmen bu sayı Mordor'da doğal olarak 1'e düşüyor.
Tabii yenilik ve çeşitlilik sadece bununla sınırlı tutulmamış. bazı takımlara yeni üniteler de eklemişler. Örneğin insanlara eklenen alternatif mızraklı ekibi Rohan mızraklıları ya da goblinlere eklenen Half-Trol Swordsmen gibi belli ünitelerin varlığı takımların biraz daha dengelenmesini sağlamış. Hatta takımların biraz daha dengeli dağılımı olması için kahraman konusunda açığı olan takımlara yeni kahramanlar da eklemeyi ihmal etmemişler. Misal olarak cücelere Prens Brand adındaki kolcuyu eklemelerinin dışında iyi tarafı temsil eden takımlara ekleme yapılmamış fakat Mordor'a Ork kaptanı Gothmog , Goblinlere Moria daki goblin lideri Azog ve son olarak Isengard'a Warg Sürücüsü Sharku'yu eklemişler. Böylece ilk oyunda oldukça pasif düşen kötü ırklar iyice dengelenmiş oluyor.
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapİYİ BİR SAVAŞ İYİ BİR STRATEJİDEN GEÇER
Takımların dengelenmesi konusuna biraz daha değinmek istiyorum. Takımların bu şekilde dağılımı sayesinde, artık çoklu oyun seçeneğinde kötü ırkları seçmeye gönlü bir türlü razı olmayan oyuncular, gönül rahatlığı ile bu birimleri seçebilecekler. Özellikle ilk oyunda oldukça pasif bir Mordor vardı karşımızda. Oyuna ilgili olan kesimi en çok rahatsız eden Mordor'un kullanımının zorluğuydu. İkinci oyunda biraz daha çoklu oyuna yönelen ve bu alandaki açıklarını biraz daha kapatan yapımcı ekip; nihayet Rise Of The Witch King ile takımlara ideal hallerini kazandırabilmişler. Bu açıdan -her ne kadar oyun artık iyiden iyiye ruhunu kaybedip bir çeşit pazarlama harikasına dönse de- ekibi takdir etmek gerekir. Single Player modunda çekiciliğini ve albenisini kaybetmiş olsa da karşımıza başından kalkmakta zorlanacağımız bir çoklu oyun seçeneği sunuyor. Hatta bunu destekleyebilmek için War Of The Ring modülüne son derece cazip eklemeler yapmayı da ihmal etmemişler. Tabii daha sıkı düşmanlarla dalaşmak isteyenler için Brutal seviyesini de eklemeyi unutmamışlar. Bunun yanı sıra artık 6 değil 7 ayrı takımı yönetiyor olmamız da cabası. Hele hele Angmar gibi başlı başına aktif bir takımı kontrol ederken bir süre boyunca sıkılmanız gibi bir olasılık söz konusu bile olamaz.
YÜZÜK BULUNMAK İSTİYOR!!!
İkinci oyuna multiplayer, skirmish ve war of the ring bölümlerinde getirilmiş en hoş sürprizlerden biri hiç kuşkusuz savaş sırasında yüzüğün bulunması gibi bir durumun varlığıydı. Gollum'u öldüren yüzüğü kaptığı gibi savaşın kaderini değiştirebilecek güce sahip olabiliyordu ki bu da işin ekstrasıydı. Kötü ırklarda Sauron, iyi ırklarda ise Galadriel'in savaşn bir birim olarak varlığı oyunculara oldukça ilgi çekici geliyordu. Diğer taraftan 2. oyunda yüzüğün bulunması bir bakıma galibiyeti müjdeliyordu. Yüzüğün bulunmasının biraz da şans işi olduğu düşünülürse karşı takım için bir bakıma haksızlık doğurabiliyordu bu durum. İşte burada imdadımıza özel birimlerimiz yetişiyor. Yani oyuna özel birimlerin yerleştirilme amacının sadece kuru gösteriş olmadığını çoklu oyun modülünde daha iyi anlıyoruz.
Tabii lafı gelmişken değinmemek olmayacak en önemli unsurlardan biri de özel büyülerimiz. Oyunu biraz daha renkli hale getirdiklerine şüphe yok fakat bu son eklenti paketinde biraz daha abartılmış vaziyetteler. İlk oyunda yer alan bir adet yıkıcı büyünün sayısı ikinci oyunda ikiye çıkartılmıştı. Bunun sebebi artık belli yerlere kurulmak yerine tıpkı C&C Generals gibi her alana yayılabilme imkanı olduğu için iki farklı noktayı yıkıma uğratabilmekti. Tabii biraz sorumsuzca dağıtıldıklarını da ziyadesi ile unutmamak lazım. Artık yıkım büyülerimiz de eskisi kadar etkili değil. Örneğin Karsh karakterinin etrafına çıkartılabilecek ölüler ordusu artık bütün karakterlerin ölümü anlamına gelmiyor. Sağlam hero’ların desteği ile Gandalf’ın yardımı olmaksızın Balrog'u öldürebilmeniz de mümkün artık. Yani özel büyülerin etkisi artık eskisi kadar çok değil. Bu durum karşımıza oynanabilirliği biraz daha yüksek bir "strateji" oyunu çıkartıyor. . .
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapFakat bu demek değil ki özel büyüler konusunda ses çıkartmamız yersiz. Örneğin ikinci oyunda büyüler arasına giren yaşlı ormanın sahibi Tom Bombadil'i ulu orta çıkartmak, kafamıza göre haritanın bir noktasına watcher kondurmak, Angmar ile uzaktan yakından alakası olmayan dev “Hayalet Kurt” (ki hayalet olmasına rağmen silahlarla öldürülebiliyor) büyüsü. . . Tabii sadece büyü konusunda da değil! Örneğin Shelob'un bir kahraman olarak Goblin takımında ne işi olduğu ve Goblinlerin Dağ Ejderhasını nereden bulduklarını da düşünmemek elde değil tabii ki

SÖZÜN ÖZÜ . . .
Hatalarına ve mantığa aykırı noktalarına rağmen Rise Of The Witchking bir eklenti paketinden çok daha fazlasını veriyor bizlere bu da bir gerçek. Hatta karşımıza bir eklenti paketinden çok; hatalarını biraz daha gidermiş bir Yüzüklerin Efendisi strateji oyunu duruyor dersek hiç de yanılmış sayılmayız. Tabii bu durum beraberinde oyunun ve Yüzüklerin Efendisi adının iyiden iyiye ticari bir hal aldığını ve bu çeşit tacirliğin de kitabın ve filmlerin ruhuna aykırı olduğunu da getiriyor. EA Games isim haklarını elinde bulundurduğu sürece piyasaya yeni materyaller sürecektir. Fakat bu yapılırken biraz daha dikkatli olunması gerekir diye düşünüyorum.
>>>>>>>>>>>>>>>>
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapAlıntıııı
<<<<<<<<<<<<