| Şubat 22, 2007, 06:29:11 ÖS
|
|
|
 |
|
|
Önümüzdeki günler adventure oyuncuları açısından epey bereketli geçecek gibi görünüyor. En çok beklediğimiz oyunlar teker teker su yüzüne çıkmaya başlayacaklar ve bunların arasında eski dostları da görmek bizi mutlu edecek. Her ne kadar iptal haberlerinin en yoğun olduğu piyasada bu oyunlar yer alsa da, sırayla gelen yeni yapımlar ile birlikte bilgisayar oyunculuğunun geçmişten günümüze taşınmasındaki en önemli etkenlerinden biri olan macera türü yine hedef kitlesini fazlasıyla tatmin edebilmiştir, bundan sonra da bundan farklı düşünecek değiliz. Gerçekten de, bunu açık yüreklilikle ve gayet duygusal bir havada söylemem gerekirse, iptal haberleri fazlasıyla üzücü. Geçtiğimiz aylarda iptal edilen Sam & Max’in yeni oyunu ve Full Throttle 2’nin ardından yeni beklentiler içerisine girdik ve şimdiye kadar pek de doyurucu, en azından “tamam işte, artık yeni oyunumuzu bulduk” diyebileceğimiz bir yapım gelmedi. Kabul, geçtiğimiz iki sene içerisine bakarsak hayli sağlam oyunlar piyasaya çıktı. Syberia’nın iki oyunu ve MYST’in son bombası bunlar arasında. Benim de epey hoşuma giden Runaway’i de onlardan biri olarak değerlendirmem ve pek çok yabancı adventure dergisi tarafından yılın en iyi oyunlarından biri diye bahsedilen; ama, ne yazık ki ülkemizde o kadar büyük bir etki yaratamamış olan The Moment of Silence’ı da onlar arasında göstermem mümkün.
Her neyse. Yeni bir yıla girdik ve gelişen teknoloji sayesinde daha hızlı ve etkileyici oyunlar yapmak isteyen çoğu firma sayesinde adventure oyunları yine epey zor durumda kalmanın eşiğinde. Bunun belki de böyle olmasının bir başka önemli nedeni oyunu oynayan kullanıcıların yeterince İngilizce bilmemesi. Kabul etmek gerekir ki aksiyon ve diğer oyunlara nazaran adventure oyunları İngilizce gereksinimi istiyor ve genele vurduğumuzda ülkemizde kendini oynatabilen oyunlar sıralamasında hep birkaç basamak altta kalıyor. Sadece ülkemizde değil, dünya genelinde de bu böyle. Bu sorunu el yordamı ile aşmak mümkün değil elbette. Ama oyunculuğun önceden beri en çok ilgi çeken türünün de heba olmasını pek istemiyorum. İsterseniz önümüzdeki zaman içerisinde piyasada olacak oyunları birer birer inceleyelim. Bunu da bir sıralamaya yerleştirelim, numaralandıralım ve en çok beklenen adventure oyunları diye başlıklandıralım. Hadi bakalım…
5 Numara ! Dreamfall – The Longest Journey (FUNCOM)
5 yıl önce piyasaya çıkan The Longest Journey, en uzun yolculuğumuz, o zamanlar elde ettiği büyük beğeniye rağmen devam etmemişti. Ekranlardan yansıyan çok güzel grafikleri ve etkileyici konusuna rağmen hem de. Geçtiğimiz senenin E3 fuarında daha yakından görücüye çıkma imkânı bulan oyun, ilk oyundan akıllarımızda olan birçok artı yönüne eklemeler yaparak bizimle buluşmaya hazırlanıyor. Serinin ilk oyununda April Ryan adlı bir kızı yöneterek bilim ve büyü odaklı Stark ve Arcadia isimli dünyalar arasındaki bozulan düzeni yeniden kurmaya çalışıyorduk. Gelişim içerisinde bazı gizli özelliklerimizi de keşfediyorduk.
İkinci oyunumuzda bu dünyalarımızın yanına bir dünya daha eklenecek, yeni karakterimizin yanı sıra. The Winter, ikinci oyunda bizimle birlikte olacak olan dünyanın ismi. Yeni karakterimizin ismi ise Zoe Castillo. Onunla birlikte Stark, Arcadia ve The Winter’da zaman ve mekânın iç içe geçtiği dilimlerde yolumuzu bulmaya çalışacağız. Olaylar, eklenen yeni dünyamız ile büyük bir bağlantı içeriyor. Yine bu dünyalar arasındaki düzeni tekrar korumaya çalışırken asıl görevimiz olarak da Zoe’nin kayıp dostunu bulmasında ona yoldaşlık edeceğiz. Ve sonraları fark edeceğiz ki Zoe’nin arkadaşı ile dünyalar arasındaki sorunlar arasında büyük bir bağlantı var. Araştırmalarımız ise bizi ilk oyunun kahramanı April Ryan’a kadar götürecek.
Dreamfall her ne kadar adventure olarak lanse ettirilse de içerisinde yer vereceği aksiyon unsurları ile birçok türü içerisinde barındıracak. Düşmanlarla karşılıklı mücadele edecek olmamız bunun bir nedeni. Tabii ki aksiyon unsurları oyun içerisinde sadece karşımızdakileri tepelemek için bize yardımcı olmayacak. Yapımcıların aynı zamanda sadece aksiyon kullanarak çözebileceğimiz bulmacaların da var olduğunu söylüyorlar. Buna örnek olarak da kahramanımızın karşısındaki kapıyı açmak için dakikalarca ufacık bir anahtarı upuzun koridorlarda aramayacak olmasını gösteriyorlar. Zoe bunun yerine karşısındaki kapıyı kırabilecek ve serüvenindeki çoğu engeli bu şekilde aşabilecek.
Bunun yanı sıra bize Longest Journey ile adeta ezberletilen kaliteli grafikler serinin ikinci oyununda da bizimle beraber olacak. Yeni teknolojilerin ürünü ve Alman yapımı olan “Shark 3D” grafik motoru sayesinde az önce bahsettiğim üç farklı dünyada da kaliteli grafiklerde sınır tanınmayacak. Bu grafik motorunun en büyük özelliği iskelet ve yüz animasyonlarını çok iyi bir biçimde grafiğe dökebilmesi. Tüm bunlara ilaveten Dreamfall içerisinde önceki oyundan da tanıdığımız birçok karakterin de yer aldığı 50’den fazla isim bulunacak.
Dreamfall PC’nin yanı sıra XBox için de geliştiriliyor. Oyunun sahip olacağı aksiyon teması nedeniyle salt adventure severlerin bu oyuna pek dikkat edeceğini düşünmüyorum açıkçası.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
| Şubat 22, 2007, 06:30:02 ÖS
|
|
| Şubat 22, 2007, 06:30:35 ÖS
|
AssAssiN
Cry'n With Scream'n
Bölüm Sorumlusu
    
Üye ID: 34
Mesaj Sayısı: 1839
Nerden: Anywhere
Cinsiyet: 
Rep : 41
I've been living a lie, there's nothing inside..
Durumum:
|
 |
|
|
3 Numara !!! Lost Paradise (White Birds Productions)
İşte geldik bence bu listedeki en büyük soru işaretlerinin yer aldığı Lost Paradise’a. Neden böyle diyorum, çünkü yepyeni bir firma, yepyeni atılımlar ve yepyeni bir oyun. Her şeyin yeni olduğu bir yerden çıkacak oyunun da epey soru işareti içermesi gerekir haliyle. Yalnız biraz sonra öğreneceklerinizden sonra bütün bunların yok olacağına sizi temin edebilirim. Öncelikle size Benoit Sokal isimli şahsın ne ifade ettiğini sormak istiyorum. Evet. Syberia’nın yapımcısı, fikir ustası, karakter tasarımcısı ve kısacası her şeyi. Kendisi bir Belçika’lı ve yaptığı çalışmalar ile birlikte Avrupa’da hatırı sayılır büyük bir çizer. Zatı muhterem bu şahıs, gençliğinden bu yana en iyi yaptığı iş üzerine yoğunlaşmış ve bugüne kadar yaptıkları ile hep gözde olmuş birisi. Hakkında çok fazla bir şey söylemek istemiyorum, zira çok kısa bir süre içerisinde gerçekleştireceğimiz sürpriz bir çalışma ile zaten onu çok ama çok yakından tanıma fırsatı bulacaksınız.
White Birds Productions ise Benoit Sokal ile birlikte Microids’den ayrılan, yine kendisi gibi Microids’in Post Mortem gibi birçok başarılı oyununa imza atmış Michel Bams ve birkaç arkadaşı ile kurduğu bir oyun geliştirme firması. Ağustos 2004’te temelleri üzerine inşası tamamlanan daha çiçeği burnunda firmanın üzerinde yoğunlaştığı bir oyun bile var şu sıralar. İsmi Lost Paradise. Ama belirtmem lazım ki firma, geleceğini animasyon filmleri üzerine adamış gibi görünüyor, hem de fazlasıyla. Fakat şu aşamada ve gelecek tahminlerini animasyon filmleri olarak kafasına oturtmuş White Birds Productions’un bile aklında ikinci bir oyunun temelleri ufaktan ufaktan atılmaya başlanış bile. Yeni oyun da bir adventure oyunu olacak. Yalnız firma yetkilileri, bu oyun hakkında bir şey söylemenin çok erken olduğunu söylüyorlar.
Benoit Sokal, önceden verdiği bazı röportajlarında yapmak istediği oyunlar arasında Syberia 3 olmasa da oradaki karakterimiz olan Kate Walker ile ilgili devam oyunları yapmak istediğini dile getiriyordu. Bunun dışında zaten kendisinin üzerinde artık iyice uzmanlaştığı animasyon ve çizgi film dallarında da çalışmalar gerçekleştireceğini her fırsatta belirtmekten geri kalmıyordu. Şimdilerde onu bu kısımda değil de yine oyun piyasasının içerisinde görüyoruz. Lost Paradise’ın yine alıştığımız Syberia tarzında olmasını bekliyoruz. En azından grafiklerin eskizleri ve karakalem çizimler bunu gösteriyor. Oyunda 25’ten fazla karakter yer alacak ve birçoğu ile etkileşime gireceğiz. Ana karakterimiz ise yine Syberia’daki gibi bir hanımefendi olacak. Karakterimizin ismi Ann, ve Afrika’daki bir ülkenin prensesi.
Oyun hakkında çok fazla konuşmak istemiyorum; çünkü beklentilerinizi ve merakınızı biraz daha yüksek tutmak istiyorum. Zira Lost Paradise’ı Benoit Sokal’ın ismiyle beraber anmak bile kanımdaki adrenalin miktarını yükseltmeye yetiyor. Çok kısa bir süre içerisinde çok büyük bir sürprizimiz olacak siz okuyucularımıza ve bunun ne olduğunu ise söyleme niyetinde değilim. Bu kadar güzel yönüne rağmen Lost Paradise’ı ne diye üçüncülükte değerlendirdiğimi merak edecek olursanız; daha oyunun çok yeni olduğunu ve bir tane bile oyun içi ekran görüntüsünün var olmadığını neden olarak gösteririm. Bu belki bir oyunu kötülemek için geçerli bir neden olmayabilir; ama, oyunun neye benzediğini görmek ve kullanıcıları bundan haberdar etmek için elde kanıt olması lazım. Zira üst basamaklardaki oyunların Lost Paradise’a oranla çok daha iyi bir kıyaslanabilme imkânı var. Beklemekten başka yapacak şey ise maalesef yok.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
| Şubat 22, 2007, 06:31:06 ÖS
|
|
| Şubat 22, 2007, 06:31:42 ÖS
|
|
| Şubat 22, 2007, 06:32:11 ÖS
|
|
| Şubat 22, 2007, 08:16:54 ÖS
|
|
| Şubat 26, 2007, 08:40:10 ÖS
|
|
| Şubat 28, 2007, 04:52:30 ÖS
|
|
|
| | | | | | | | | |